bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort esenyurt escort istanbul escorts escort istanbul şişli escort bayan beylikdüzü escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort diyarbakır escort sakarya escort antep escort
porno izle porno porn izle porno sex türbanlı porno

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Dış politika ’da dayak yiyen Erdoğan hıncını Kürtler ’den alıyor

Aslında ben bu yazıyı Oruç Reis gemisinin limana çekildiği zaman yazmaya  niyet etmiştim. Hatta yazmak için bilgisayarın başına oturup giriş de yapıp, başlığı da şöyle düşünmüştüm; “Dikkat! Erdoğan dışardan dayak yedi, yine Kürtlere saldıracak”

Acil bir işimin çıkması sebebiyle yazıyı bitirememiştim.

Kürtler’e yönelik beklediğim saldırı bugün gerçekleşti. 

Bugün sabahın ilk ışıkları ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 6-8 Ekim 2014 tarihleri arasında düzenlenen Kobanî eylemlerine ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında 7 ilde, aralarında eski milletvekili, MYK üyeleri ve belediye başkanlarının da olduğu 82 kişi hakkında gözaltı kararı verdi.

Bu arada, Kobanî eylemlerinin gerçekleştiği 6-8 Ekim 2014 tarihinden bu yana HDP, 3 kez Meclis araştırması istedi. HDP'nin araştırma önergeleri HDP Grubu tarafından 8 Ekim 2016, 26 Temmuz 2017 ve 8 Ekim 2019 tarihlerinde olmak üzere 3 kes Meclis Başkanlığı'na sunulmuş ve bu önergelerde,  HDP Kobanî eylemlerinde yaşananların açığa çıkarılarak kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.

Öte yandan HDP Kobanê eylemlerine dair ilgili bakanlıklara soru önergeleri de verdi. Soru önergeleri de yanıtsız kaldı.

Şimdi de bu gerekçe ile HDPê ye yönelik operasyon yapıyor. Üzerinde 6 yıl geçmiş, Kobanî olaylarının bir bahane olduğunu elbette biliyoruz. HDP'ye operasiyonla bir taş ile kuş katliamı yapılmayı planlanıyor. 

Ayrıca bu operasiyon ile mühalefete de göz dağı verilerek, önemüzdeki dönemde, HDP'ye yanaşmaları, HDP ile bir bir itifak içinde olmalarını şimdiden engelenmek isteniyor. 

Biz bu yazıda operasiyonu dış politika bağlamında değerlendireceğiz. 

AKP yönetimindeki Türkiye dış politikada şamar oğlanına dönüşmüştür. Uzun zamandır Amerika ile Rusya arasında oyuncak konumunda olan AKP’li Türkiye, şimdi bir şamar da Yunanistan ve Fransa olmak üzere Avrupa Birliği’nden yedi.


Dış politikada ciddi bir şekilde aşağılanıyoritilip kalkılıyor

Tabi yediği bu şamarların altında kalmaması gerekiyor,

“Dünya lideri ya!”
Ey Amerika! diyen birinin dayak yemesi utanç verici. Bu sebeple dikkatleri dağıtmak için dayak atacağı bir “Abalıya” ihtiyacı vardır.


Bu abalı her zaman olduğu gibi Kürtler oluyor.

27 Şubat 2020 tarihinde Rusya Idlib’de Türk askerlerine saldırdı. Bir askeri birliğin tamamen imha edildiği söylendi. Resmi rakamlara göre 34 Türk askeri öldürüldü. Geçenler de, yandaş bir TV kanalında, bu sayının 84 olduğu gayri ihtiyarı ağızlarında kaçtı. Bu saldırı da gerçek şehit sayısı hakkında, bilgiler hala saklanıyor.

Rusya hem askerleri öldürdü, hem de Türkiye’ye kızarak, “askerlerini yerini bize niye bildirmiyorsun” deyip bastı fırçayı. Adeta Türkiye Rusya’dan özür diledi. 

Emevi Camii'sinde cuma namazı kılmak niyeti ile çıktıkları yoldan, Suriye bataklığından nasıl çıkacaklarını bilemiyorlar. 

Rusya karşısında sus pus olan, AKP iktidarındaki Türkiye’nin gücü Kürtlere yetti. Zeytin Dalı, Barış Pınarı adıyla Kürtlere savaş açtı. Yüzbinlerce Kürd’ü yerinden yurdundan ederek, dünyanın dört bir yanından gelen teröristleri Rojava’ya yerleştirdi.

Rojava’da ilk icrat olarak da, Kürtçe isimler yasaklandı, Kürtçe eğitim durduruldu, Kamuda Kürtçe konuşmak yasaklandı.

O barbar teröristler her gün Kürt sivilleri fidye karşılığında kaçırıyor, direnenleri öldürüyorlar. Mal mülklerini talan ediyorlar.

Bir taraftan da Amerika bastırıyor…

Parasını verdiği F35 savaş uçağı projesinden, Rusya’dan S400 savunma sistemini aldı diye devre dışı bırakıldı. Diğer taraftan da aldığı S 400’leri de kullanamıyor. Rusya’ya parasını verdi ama Amerika korkusunda kullanamıyor.

Dostu Trump ‘sakın aptallık yapma’ diyor.  O’da Trump’a söyleyemediğini gelip Kürtlere söyleyerek bağırıp çağırıyor.

 

Türkiye Libya’da kaybetti.

Gemiler dolusu silah ve terörist gönderdiği Libya’da da kaybetti.

Türkiye Serraç hükümetini destekliyordu. Güya ona yardım için silah ve asker gönderdi.

Ama Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başbakanı Fayiz es-Serrac, Ekim ayı sonuna kadar istifa etmek istediğini duyurdu.

Serraç’a dönüp te, “arkadaş ne oluyor!”.
Biz bütün dünyayı karşımıza alıp senin arkanda durduk, bizi nasıl öyle yarı yolda bırakırsın, diyemedi.


Ama Kürtlere gücü yetiyor.

Bu sefer ki mağlubiyetinin faturasını da Irak Kürdistan’ı ödedi.

Libya’da kaybeden Türkiye başarısızlığını örtbas etmek için  Zaxo, Behdînan, Amedya bölgesini günlerce bombardıman uçakları ile bombaladı. Bu bombardımanlarda onlarca sivil hayatını kaybetti.

 

Ege Yunan gölü haline geliyor

Yunanistan Ege’deki 16 adayı Uluslararası anlaşmalara aykırı olarak, fiilen işgal edip silahlandırdı.

Yunanistan ayrıca karasuları sınırını 12 mile çıkartmakla diretiyor.
Yunanistan’ın karasularını 12 mile çıkarması ile Türkiye’ye Ege Denizi’nin %10’undan daha az bir alan kalacaktır. 12 Mil 19.3 km’ye denk geliyor.

Biraz abartarak söyleyeyim, bu durumda iyi yüzen biri, Ege’de yüzerken yanlışlıkla Yunanistan Karasularına girebilir.


Akdeniz'den de geri çekildi.

Mehter marşı ile gönderdikleri Oruç Reis gemisi, Antalya Limanına geri döndü.

Her ne kadar Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu geminin ‘bakım için’ döndüğünü söylese de, aslında Avrupa Birliği’nin sert tutumu ve yaptırım tehditlerinden çekindiğini biliyoruz.

Akdeniz'de Yunanistan, Israil, Mısır, Lübnan, Suriye, Rusya, Fransa, Amerika var. Ve bunlar oturup anlaşarak bölgedeki enerji paylaşımını yapıyorlar ama Türkiye masada yok. 

Yunanistan’ın arkasında Avrupa Birliği olunca tıpış tıpış geri adım atıyor, gemiyi limana çekiyor. Ege adalarının ilhak edilmesine ses çıkartamıyor.
Bu gidişle Ege denizinde denize girecek plajı kalmayacak.


Tabi Kürtlerin arkasında kimse yok.

Kürtler uluslararası arenada hakkını savunamıyor.

Devletleri de yok ki Birleşmiş Milletler nezdinde söz sahibi olsun.
Sadece gücü Kürtlere yetiyor. 


Öte yandan, Erdoğan hükümetinin Kürtlere saldırması kendi iç kamuoyunda da bir karşılığı var, destek buluyor. Bunu iyi bilen Erdoğan bütün mağlubiyetlerini Kürtlere saldırarak örtbas ediyor.

Akdeniz ve Egedeki mağlubiyetinin faturasını da HDP’ye ödetiyor.

Bu günkü operasyonun temelinde, yine “Abalı” olarak gördükleri Kürtler var.

Vurun Abalıya deyip, saldırıyorlar.

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum